şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Temmuz 18, 2010

ÜLKÜ TAMER





tanrı
binbirinci gece şairi yarattı,
binikinci gece cemal'i.
binüçüncü gece şiir okudu tanrı,
başa döndü sonra,
kadını yeniden yarattı.


* * *


ÜŞÜR ÖLÜM BİLE


bir ormanda tutup onu
bağladılar ağaca,
yumdu sanki gözlerini
uyur gibi usulca
yumdu sanki uyur gibi,
gözlerini usulca..


bir soğuk yel eser,
üşür ölüm, ölüm bile.
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle.


diz çoktüler karşısında
sonra ateş ettiler,
parçalanan yüreğine
yuva kurdu mermiler..


bir soğuk yel eser,
üşür ölüm, ölüm bile.
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle.


"gelip kondu bir güvercin
ellerine o gece,
kırmızı bir çelenk oldu,
bileğinde kelepçe..."


bir soğuk yel eser,
üşür ölüm, ölüm bile.
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle...


* * *


Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;
Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.


Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.


* * *


kağıdımız çaput bizim
kefenimiz bulut bizim
mesleğimiz umut bizim
kıranlara selam olsun


* * *


içinde bir kaçakçı yaşar senin,
kayıkla dolaşır göllerinde,
beynine tabanca ve şiir satar,
o kaçakçının bakışını sakın unutma


* * *


BENİ BEKLEDİNSE


Sevda değildi bu
Sanki bir düştü
Sürecek diyordum
Sonsuza kadar


Takvim yaprağına
Ayrılık düştü
Aramıza girdi
Bu kara duvar


Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde
Çiçekler açar


Yüzün ay ışığı vuran bir koydu
Saçların gecede saman yoluydu
için güneşlerle dolu doluydu
Önce gözlerine gelirdi bahar


Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde çiçekler açar
Çorak yüreğimde çiçekler açar

ZİYA PAŞA



Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir.
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

* * *

Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz.
Şahsın görünür rütbe-yi aklı eserinde.

* * *

Eşşek alim olmaz taş taşımakla tekkeye.
Adam insan olmaz gitmek ile mekkeye.

* * *

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kaşaneler gördüm
Dolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm

* * *

ikbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı
bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı

(yükselmek, iyi bir mevkiye gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı, önceleri bu beceriksizliği bilmezdik, bu da yeni çıktı)

sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı
nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı

(hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi, namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı)

düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı

(düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu; başkalarına gönül dostlarından şikayet yeni çıktı)

sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı

(sâdık kişileri aşağılama, reddetme benimsenir oldu; hırsızlara ikram ve yardım yeni çıktı)

hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi
hainlere amma ki riayet yeni çıktı

(her ne kadar doğruyu söyleyenler de önceleri nefretle karşılanmışsa da ancak hainlere uyma yeni çıktı)

evrak ile ilân olunur cümle nizâmât
elfâz ile terfîh-i ra'iyyet yeni çıktı

(bütün düzenlemeler bazı kâğıtlar ile ilan olunur, söz ile halkın refaha eriştirilmesi ise yeni çıktı)

âciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı

(güçsüz olanın en belirgin hakkı saklı tutulur, himaye görenleri her yerde korumak yeni çıktı)

isnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayûra
dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı

(gayretli kişiler taassubla suçlanırken dinsizlere özgü derin düşünce yeni çıktı)

islam imiş devlete pâ-bend-i terakki
evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı

(devletin yükselmesine engel olan islamiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı)

milliyyeti nisyan ederek her işimizde
efkâr-ı firenge tebaiyyet yeni çıktı

(her işimizde millî benliğimizi unutarak batı düşüncesine körü körüne bağlılık yeni çıktı)

eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

(eyvah bu oyunda bizler yine yandık, çünkü zarar ortada bu konuda bilmem biz ne kazandık)

BÜLENT ECEVİT




Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Türkiye`de hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne özel yaşamlarında hiç kimse karışmıyor. Ancak, burası hiç kimsenin özel yaşam mekânı değildir.Burası, devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar, devletin kurallarına, eleneklerine uymak zorundadırlar. (Sesini iyice yükselterek) Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!

Onlar ortak biz pazar olacağız.

Vahdettin hain değildi.

Eşitlik her zaman adil değildir.

Koğuş sistemi, cezaevlerinin terör eğitim merkezi haline gelmesini kolaylaştırmış oldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri ateş açılmadıkça, ateş etmeyeceklerdir. Savaş için değil, barış içinKıbrıs'tadırlar. Kıbrıs'ı istila için değil, zorbaca bir istilaya son vermek için Kıbrıs'tadırlar.Kıbrıs'taki son Yunan harekâtı yalnız bir hükümet darbesi değildir, onun ötesinde Bağımsız Kıbrıs devletini temelinden yıkmayı amaçlayan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yasal dayanakları niteliğindeki anlaşmaları çiğneyen bir harekettir.

Toprak işleyenin, su kullananın…

Yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getireceğiz.

Hükümet derhal çekilmelidir. Laik demokratik cumhuriyete karşı Ankara'da göz göre göre işlenen korkunç cinayetten başbakan da sorumludur ve başında bulunduğu hükümet de sorumludur. Bu hükümet artık görevde kalamaz. Halkın yüzüne bakamaz. (kanlı Danıştay baskını sonrası) (aynı zamanda son demecidir)

***

YARIN

bir şeyler olacak yarın
duruşundan belli
kırdaki atların
bulutların koşuşundan belli
kazışından köstebeklerin

karıncaların telaşından belli
bir şeyler olacak yarın
belki bir tomurcuk
belki bir ağacın düşen yaprağı
belki de bir çocuk

pek o kadar göremesek de uzağı
kuşların uçuşundan belli
bir şeyler olacak yarın
öbür günden önemsiz
bugünden önemli

***

ikinci yüzüm sen gül biraz, ben ağlayacağım
havadan sudan konuş kaygısız
ben deli gibi aşık olacağım
ikinci yüzüm işine gücüne bak sen
ben şiir yazacağım
dosyalar aç, tezkere yaz
dostlara bile duyurmadan
ben öleceğim yine biraz...

***

İNSAN

elbette senden güzel olacaktı
çizdiğin resim
yaptığın heykel
senden büyük olacaktı
senden yakışıklı

elbette senden doğru söyleyecekti
yazdığın şiir

elbette senden çok duyacaktı
söylediğin türkü

sen olduğundan büyüksün
sen olduğundan iyisin
sen olduğundan güzel

***

takalar geçiyor allı yeşilli
takalar geçiyor dümenleri lazlı
takalar geçiyor en nazlı
yelkenlilerden de güzel

güvenli sularda işsiz dönenen
gezi yelkenlilerinden çok duyarak denizi
takalar geçiyor enginlere
yamalı göğsünü gere gere

takalar geçiyor yükle yürekle
takalar geçiyor emekle dolu
günlük güneşlik kıyılardan kopmuş
denizlerde anadolu

kıyılar kadın olmuş
açılır gider erkeği
takalar takalar
toprağın denizde çarpan yüreği

NAZIM HİKMET RAN



Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...

Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim.

Şimdi on yaşına bastı. Ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar.

Memleketimi seviyorum: Çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım. Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali. Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira."Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. (Vatan Haini Şiiri)

Ben Türk dillinin şairiyim. Hayatımı buna adadım.

Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutluluğu ve acısıyla uğraşmaz. Şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır.

Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır.

Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır.

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez.

Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele...

İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde.

En fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı.(Karıma Mektup şiiri)

Gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak.(Bir Cezaevinde Tecritteki Adamın Mektupları şiiri)

İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman.(Vera'ya şiiri)

İki şey var ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü. (Saman Sarısı şiiri)

Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı, ya da ölüm inecek yeryüzüne.

Düşmana inat bir gün daha fazla yaşayacaksın…